Ev ve Süs Hayvanları İle İlgili Yasal Düzenlemeler

Evlerde, işyerlerinde, özel arazilerde beslenen tüm hayvanlar mevzuatta Ev ve Süs Hayvanı olarak geçiyor. Kuş, kedi, köpek, sürüngenler, süs balıkları, amfibiler vs. bu ortak isim altında tanımlanmış.

Ev ve süs hayvanı besleyen kişiler, bu konudaki yasal mevzuattan da haberdar olmak zorunda. Mevzuat, bu işe gönül vermiş kişileri memnun edecek düzeyde olmasa da, pek çok konu yasalarla düzenlenmiş ve bizlere pek
çok sorumluluk yüklemiş.

Bu canlıların refahı her ne kadar yasalarla düzenlenmeye çalışılsa da, öncelikle hepimiz vicdanen belli sorumlulukları taşımak zorundayız. Beslediğimiz hayvanların, her şeyleriyle bize bağlı  canlılar olduğunu unutmayıp, yaratılanı Yaratan'dan ötürü sevmeliyiz.

Yasalara dönersek, bu konudaki temel yasa 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu. Ayrıca 5999 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nda da pek çok düzenleme bulunuyor.

Bu yasalar incelendiğinde, 16 yaşından büyük herkesin, bu hayvanların sağlığı ve refahı için gerekli şartları sağlamak kaydıyla, ev ve süs hayvanlarını sahiplenebileceği görülüyor.

Bakım, Üretim ve Satış

Hayvanların üretimi ve satışında ise ticari işletmelere yönelik düzenlemeler yapılmış. Satış yerleri, satış yapan işletmelerin alması gereken belgeler, satış yapan kişilerin alması gereken eğitimler vs. kanunla ve kanuna
bağlı yönetmelikler ile tespit edilmiş.

Mevzuat incelendiğinde, bireysel olarak ev hayvanı üretmek ile ilgili düzenleme görünmüyor. Direkt olarak yasaklayan bir hüküm yok. Ancak satış ile ilgili pek çok düzenleme var. İlgili bakanlıktan izin almış olan hayvan satış noktalarının dışında satış yapılması yasak. Dolayısıyla internet üzerinden ilan verilerek satış yapılması vs. yasaklanmış durumda. Ayrıca, ev ve süs hayvanı satan kişiler, bu hayvanların bakımı ve korunması ile ilgili olarak yerel yönetimler tarafından düzenlenen eğitim programlarına katılarak sertifika almakla yükümlü.

5199 Sayılı Kanun aynı zamanda, "Bir hayvanı, bakımının gerektirdiği yaygın eğitim programına katılarak sahiplenen veya ona bakan kişi, hayvanı barındırmak, hayvanın türüne ve üreme yöntemine uygun olan etolojik ihtiyaçlarını temin etmek, sağlığına dikkat etmek, insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür." diyor. Buradan, hayvan bakacak kişinin de belli bir eğitim programına katılmış olması gerektiği çıkıyorsa da, daha sonraki yönetmeliklerde buna yönelik bir düzenleme bulamadık.

5999 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nda ve bu kanuna istinaden çıkartılan yönetmelikte(EV VE SÜS HAYVANLARININ ÜRETİM, SATIŞ, BARINMA VE EĞİTİM YERLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK), üretim yerleri ile ilgili pek çok düzenleme getiriliyor.

Doğa Kuşlarının Bakımı ve Yakalanması

Doğa kuşlarının "zaten ev ve süs hayvanı" olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ayrı konu. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ilke olarak, "Yabani hayvanların yaşama ortamlarından koparılmaması,
doğada serbestçe yaşayan bir hayvanın yakalanıp özgürlükten yoksun bırakılmaması esastır" diyor.

Yakalanması ise av kabul ediliyor ve 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu tarafından yasaklanmış durumda. Kanun "Yaban hayvanı türleri içinde yer alan ve Bakanlıkça belirlenen av hayvanlarından, korunması gerekenler Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarının dışında kalan yaban hayvanları ile diğer türler gerektiğinde ilgili kuruluşların uygun görüşleri alınarak Bakanlıkça koruma altına alınır. Bu karar Resmî Gazetede yayımlanır. Koruma altına alınan yaban hayvanları avlanamaz. Yaban hayvanları üreme, tüy değiştirme ve göç dönemlerinde rahatsız edilemez, yavru ve yumurtaları toplanamaz, yuvaları dağıtılamaz ve memeliler kış uykusunda rahatsız edilemez." diyor. Yetkili bakanlık Orman ve Su işleri Bakanlığı. Bakanlık tarafından belirlenen Koruma Altına Alınan Yaban Hayvanları Listesi'nde Saka, Florya, İskete, Çaprazgaga, Çütre, Bülbül de bulunuyor. 

Ayrıca, avlanma ile ilgili bir sürü başka yükümlülük olduğundan(avcılık belgesi, avlanma izni vs), doğa kuşlarının yakalanması ciddi cezalar getirebilir.

5999 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nda ve bu kanuna istinaden çıkartılan EV VE SÜS HAYVANLARININ ÜRETİM, SATIŞ, BARINMA VE EĞİTİM YERLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK'te, "Çevreden ve doğadan alınan veya izinli kuruluştan alınmayan hayvanların satışı yapılamaz." hükmü yer alıyor. Dolayısıyla doğadan alınmış kuşların ve diğer hayvanların satışı da net olarak yasaklanmış.

Hayvanları Koruma Kanunu'nun 8. Maddesinde, "Bir hayvana tıbbî amaçlar dışında, onun türüne ve etolojik özelliklerine aykırı hale getirecek şekilde ve dozda hormon ve ilaç vermek, çeşitli maddelerle doping yapmak,
hayvanların türlerine has davranış ve fizikî özelliklerini yapay yöntemlerle değiştirmek yasaktır." hükmünü içeriyor. Dolayısıyla saka, florya gibi hayvanlara ötüm ya da üretim için ilaç verilmesi de kanunlara aykırı.

Doğa kuşlarından Atmaca için, yine Avcılık mevzuatı çerçevesinde düzenleme bulunuyor. Atmacacılık sertifikası alınarak atmaca beslenebiliyor ve atmaca ile av yapılmasına müsaade ediliyor.

Uluslararası Anlaşmalar

Ev ve süs hayvanlarının ticareti, uluslararası bazı sözleşmelerle de düzenleniyor. Bunların başında Nesli Tehlike Altındaki Türlerin Ticaretine ilişkin Sözleşme (CITES) geliyor. Bu sözleşme, pek çok egzotik türün ticareti ile ilgili düzenlemeler içeriyor.

CITES kapsamında yer alan bir türün ticaretinin yapılabilmesi için düzenlenmesi gereken izin ve belgeler ancak Sözleşme'de belirtilen şartların yerine getirilmesi halinde mümkün olmaktadır. Ülkemizde de beslenen
pek çok egzotik papağan türünün ticareti için CITES belgesi gerekmekte.

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'ndaki Önemli Başlıklar

Yasa metinleri oldukça uzun ve detaylı. Çok fazla ayrıntıya girmeden, bazı maddeleri paylaşacağız. İlgili mevzuata internet üzerinden ulaşılabilmektedir. Dileyenler daha detaylı olarak kanunları inceleyebilir.

 Madde 4: Hayvanların korunmasına ve rahat yaşamalarına ilişkin temel
ilkeler şunlardır:

a) Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.

b) Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir.

c) Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.

d) Hiçbir maddî kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insanî ve vicdanî sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan veya bakmak isteyen ve bu Kanunda öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel
kişilerin teşviki ve bu kapsamda eşgüdüm sağlanması esastır.

e) Nesli yok olma tehlikesi altında bulunan tür ve bunların yaşama ortamlarının korunması esastır.

f) Yabani hayvanların yaşama ortamlarından koparılmaması, doğada serbestçe yaşayan bir hayvanın yakalanıp özgürlükten yoksun bırakılmaması esastır.

g) Hayvanların korunması ve rahat yaşamalarının sağlanmasında; insanlarla diğer hayvanların hijyen, sağlık ve güvenlikleri de dikkate alınmalıdır.

h) Hayvanların türüne özgü şartlarda bakılması, beslenmesi, barındırılma ve taşınması esastır.

ı) Hayvanları taşıyan ve taşıtanlar onları türüne ve özelliğine uygun ortam ve şartlarda taşımalı, taşıma sırasında beslemeli ve bakımını yapmalıdırlar.

j) Yerel yönetimlerin, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri ve hastaneler kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlamaları ve eğitim çalışmaları yapmaları esastır.

k) Kontrolsüz üremeyi önlemek amacıyla, toplu yaşanan yerlerde beslenen ve barındırılan kedi ve köpeklerin sahiplerince kısırlaştırılması esastır. Bununla birlikte, söz konusu hayvanlarını yavrulatmak isteyenler, doğacak yavruları belediyece kayıt altına aldırarak bakmakla ve/veya dağıtımını yapmakla yükümlüdür.

5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, Madde 14:

Hayvanlarla ilgili yasaklar şunlardır:

a) Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek.

b) Hayvanları, gücünü aştığı açıkça görülen fiillere zorlamak.

c) Hayvan bakımı eğitimi almamış kişilerce ev ve süs hayvanı satmak.

d) Ev ve süs hayvanlarını onaltı yaşından küçüklere satmak.

e) Hayvanların kesin olarak öldüğü anlaşılmadan, vücutlarına müdahalelerde bulunmak.

f) Kesim hayvanları ve 4915 sayılı Kanun çerçevesinde avlanmasına ve özel üretim çiftliklerinde kesim hayvanı olarak üretimine izin verilen av hayvanları ile ticarete konu yabani hayvanlar dışındaki hayvanları, et ihtiyacı amacıyla kesip ya da öldürüp piyasaya sürmek.

g) Kesim için yetiştirilmiş hayvanlar dışındaki hayvanları ödül, ikramiye ya da prim olarak dağıtmak.

h) Tıbbî gerekçeler hariç hayvanlara ya da onların ana karnındaki yavrularına veya havyar üretimi hariç yumurtalarına zarar verebilecek sunî müdahaleler yapmak, yabancı maddeler vermek.

ı) Hayvanları hasta, gebelik süresinin 2/3'ünü tamamlamış gebe ve yeni ana iken çalıştırmak, uygun olmayan koşullarda barındırmak.

j) Hayvanlarla cinsel ilişkide bulunmak, işkence yapmak.

k) Sağlık nedenleri ile gerekli olmadıkça bir hayvana zor kullanarak yem yedirmek, acı, ıstırap ya da zarar veren yiyecekler ile alkollü içki, sigara, uyuşturucu ve bunun gibi bağımlılık yapan yiyecek veya içecekler
vermek.

l) Pitbull Terrier, Japanese Tosa gibi tehlike arz eden hayvanları üretmek; sahiplendirilmesini, ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak; takas etmek, sergilemek ve hediye etmek.

 

TEKNİK BİLGİLER MENÜSÜNE GERİ DÖN